Komünist KöZ

Sayı: 42
Eylül 2008


Geri Dönmek İçin Tıklayınız

 

Deri İşçileri 12 Nisan 2008’e Nasıl Geldi, Nasıl Örgütlendi

İzmir Deri-Der, deri işçileri arasında dayanışmayı, birlik ve beraberliği, aynı zamanda işçiler arasındaki güveni güçlendirmeyi hedefleyen bir kitle örgütüdür. Bu vesileyle de işçilerle işkolumuzdaki sendika olan Deri-İş arasında bir köprü vazifesi görmeyi amaçlamaktadır.

Bu amaçları yerine getirmek üzere yaklaşık 15 yıldır çeşitli isimler altında (DAB-SEN, Deri İşçileri Platformu gibi) deri işçileri arasında sürekli ve kesintisiz bir çalışma yapılmaktadır. Zaman zaman temposu düşen bu çalışmalar süresince hiç eksilmeyen bir şey vardı: SABIR!

Bu süreçte yapılan çalışmalar şöyle sıralanabilir:

1 Mayıs, 8 Mart, 15-16 Haziran gibi eylemlere kendi pankartımızla katılarak bu eylemleri özellikle deri atölyelerinin yoğun olduğu Basmane-Kapılar havzasına taşıdık ve işçi sınıfının bu kavga günlerini karanlık atölyelere taşıyacak bildiri, el ilanı gibi araçları da sürekli kullandık. Deri işçileri arasında birlik ve beraberliği arttırmak için zaman zaman tüketim dayanışması örgütledik. Hatta 2-3 yıldan bu yana sürekli irtibat halinde olduğumuz Lider Deri işçilerinin geçtiğimiz sene sendikalı olmalarının ve sonrasında Deri-İş’in örgütlediği direnişin yaşanmasından birkaç ay önce, yaklaşık 50-60 işçiye tüketim dayanışması faaliyetiyle pirinçlerimizi ve deri işçilerinin “birlik tohumlarını” götürdük. Bu tüketim dayanışması faaliyetiyle tanıştığımız ve daha önceden irtibat halinde olduğumuz işçilerle Deri-İş sendikasını tanıştırdık. Bu dönemde 70-80 kişilik İş Hukuku seminerleri düzenledik. Lider Deri işçileri ile direniş boyunca da sürekli irtibat halinde olduk, direniş çadırına ziyaretlerde bulunduk.

Deri sektörü dışında yaşanan işçi direnişlerinde de işçileri sermaye ile savaşlarında yalnız bırakmamaya çalıştık. TÜMTİS’in örgütlediği Akdeniz Selçuk Kargo işçilerinin direniş çadırına birkaç defa ziyaretlerde bulunduk ve onlarla aşımızı, ekmeğimizi paylaştık.

ÇHD, SES ve BATİS gibi kurumların desteği ile sağlık ve hukuksal sorunlarla ilgili toplantılar ve sohbetler yaptık. Bunların bir kısmı Deri-İş sendikasında yapıldı.

Deri İşçileri Derneği olarak, yeni çıkan SSGSS yasası ile ilgili İzmir’de oluşturulan “Herkese Sağlık, Güvenceli Gelecek Platformu”nun bir bileşeni olduk ve her toplantısına katılarak iş güvencesiz deri işçilerinin sorunlarını dile getirdik. Platformun çıkardığı bildirileri bulunduğumuz havzada dağıttık ve 14 Mart, 1 Nisan gibi eylemlere katıldık ve diğer deri işçisi arkadaşları da yoğun olarak bu eylemlere katmaya çalıştık.

Diğer kurumlarla birlikte deniz gezileri, piknikler düzenleyip yemek günleri yaptık. Bu faaliyetler süresince yaptığımız toplantılar için Birleşik Metal-İş, DİSK Genel-İş, Tüm Yapı Emekçileri Derneği ve Deri-İş gibi kurumlar bizlere mekanlarını açarak sınıf dayanışmasının somut bir örneğini sergilemiş oldular. Son bir buçuk yıldır hemen hemen her Cumartesi bizimle benzer sorunları olan kundura işçisi arkadaşların da katılımıyla toplantı ve sohbetler düzenledik ve yaptığımız bütün faaliyetleri bu toplantılarda karar almaya özellikle özen gösterdik. Yaptığımız bu faaliyetlerde ayrıca Özgür Yaşam Kooperatifi, Kundura İşçileri Derneği, Limontepe Kondularda Yaşam Kooperatifi, Umut Tekstil İşçileri Kooperatifi gibi kurumlarla sürekli koordineli olmaya çalıştık.

Son süreçte sendikasız-sigortasız deri işçileri arasında ortaya çıkan örgütlenme isteği Deri İşçileri Derneği ile yeni bir aşamaya geldi ve derneğin kuruluş etkinliği 12 Nisan’da gerçekleşti.

Kurtuluş Yok Tek Başına

Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!


Deri İşçileri Derneği

»Deri İşçileri Dayanışma Derneği Kuruldu

»“Deri İşçileri Buluşuyor” Etkinliğini Nasıl Değerlendiriyoruz?