|
Komünist KöZ
Sayı: 48
|
Mudanya’da 12 Eylül Etkinliği12 Eylül askeri darbesi 29. yıldönümünde Bursa'da protesto edildi. Eyleme katılacak kitle saat 13.30'da Kent Meydanı'nda toplanmaya başladı. Bu sırada "12 Eylül sürüyor / 12 Eylül'ün hesabını halk soracak / Paşa paşa yargılanacaksınız" pankartı ve darbeciler tarafından katledilen devrimcilerin resimleri yere serildi. Etrafta biriken kalabalık fotoğraflara ve pankartlara büyük ilgi gösterdi. Bir süre bulunduğumuz yerellikte 12 Eylül etkinliğinin yapılması yoğun tartışmalar ve toplantılarla başladı. Yerelde faaliyet gösteren Emek ve Demokrasi Platformu'ndan ayrılan ÖDP’nin 12 Eylül'ü TKP ile beraber örgütlemeye çalışması hatta panelin için salonun tutulması farklı tartışmalara yol açtı.Bizim kurum olarak tutumumuz yerelde yapılacak başka bir etkinliğin mevcut etkinliği böleceğini, rekabetçi bir tavır içine girilmemesi yönündeydi. Bu görüşlerimizi hem platforma hem de ÖDP'ye ilettik ve onların da bu görüş etrafında birleşmesini sağladık. ÖDP ve TKP’nin katıldığı bir toplantıyla 12 Eylül etkinliğini ortak olarak örgütlememiz doğrultusunda anlaştık. Söyleşinin Köylüler ve Emekçiler Derneği'nde yapılması kararı alındı. Söyleşinin afiş çalışması tüm kurumların katılımıyla yapıldı.Etkinlik Devrim Şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından slayt gösterimi, her kurumun hazırlamış olduğu metinlerin okunması ve katılımcıların kendi düşüncelerini açıkladığı serbest kürsü ve ardından müzik dinletisiyle etkinlik sona erdi.Serbest kürsüde söz alan kurumlardan Halk Meclisi 12 Eylül'ü sadece ülkemiz açısından değerlendirmenin yanlış olacağını söyledi. "1980'li yılardan sonra uluslararası sermaye stratejisini değiştirdi. Vahşi sömürü düzenini kullandı" diyen Halk Meclisi bu darbelerin işçi sınıfını soyutlaştırdığını, ılımlı sosyalizmin ve ayrıcalıklı işçi sınıfının öne çıkmasına yol açtığını ifade etti. Konuşmacı aynı zamanda bize düşen görevin işçilerin köylülerin örgütlenmesini sağlayacak sınıf mücadelesini genişletmek olduğunu dile getirdi.Etkinlikte CHP de söz aldı. CHP'nin konuşması emperyalizmin sömürü biçiminden bir şeyin değişmediği, vahşi kapitalizmin insanları bütün benliğiyle sömürecek sistemin çarkları haline getirdiği vurgusu üzerinde yoğunlaştı. Konuşmanın sonunda bir arkadaş kapitalizme özellikle “vahşi kapitalizm” vurgusu yapmanın yanlış olduğunu, kapitalizmin doğası gereği vahşi olduğunu, bunu özelikle vahşi olarak nitelendirmenin bunun bir de ılımlısı mı var diye düşünülmesine yol açacağını söyledi.Etkinliğe biz de içinde faaliyet yürüttüğümüz Sanat Evi ile katıldık. Sanat Evi etkinlikte okuyacağı metni kurum aktivistleriyle birlikte hazırladı. Okuduğumuz metinde şunları ifade ettik:“Bizler 12 Eylül darbesini yaşamayan gençler olarak buradayız. Ya ağabeylerimizden ya ablalarımızdan ya da okuduğumuz kitaplardan öğrendik 12 Eylülü. Hiç birimiz tanımadık Erdal Eren'i, Nejdet Adalı'yı, Hasan Telci'yi ve 12 Eylül'de katledilen nicelerini... Her seferinde 12 Eylül'ün en acımasız günlerini işkencelerini dinledik ve okuduk. Ama duymadık... 12 Eylül öncesi devrimci dayanışmayı varoşlardaki örgütlü mücadeleyi öğrenemedik.Tarih sınıf savaşımları tarihidir. Ezen ve ezilen kavgası sürmektedir. Sınıfsız sınırsız bir dünyaya ulaşana kadar da bu kavga sürecektir. Bu kavga paylaşım savaşı ile beraber yeniden filizlenen dünya sınıf hareketi Türkiye’de 68 kuşağı ile ruh bulmuştur. 68 kuşağının devrimcileri kitleler arasında güven kazanmıştır işçileri kadınları üniversite öğrencilerini sokağa alanlara dökmüştür. Bunun bedeli olarak 71 darbesiyle 68 kuşağının önder isimlerinin boynuna ilmik geçirerek kimini ise türlü şekillerde katletmiştir.71 darbesiyle fabrikalardan sokaklardan toplanan insanlar sonucu cezaevleri tıka basa dolmuştur Dışarıdaki muhalif hareket bir nebze de olsa etki sağlamış ve 1974 tutsaklar serbest bırakılmasının da etkisiyle Türkiye işçi sınıfı burjuvazinin tüm ayak oyunlarına rağmen 15-16 Haziran ayaklanmasını gerçekleştirmiştir. Ancak ayaklanmanın yönlendirilememesi ve burjuvazinin yoğun saldırıları nedeniyle 15-16 Haziran ayaklanması sonlandırılmıştır.Bu dönemden sonra 80 dönemini aratmayan saldırılara maruz kalan işçi sınıfı ve devrimciler birbirinden kopuk rekabet edercesine eylemler gerçekleştirdiler. Oysa 80 öncesi dayanışmayı örenlerin bunu unutması burjuvazinin işine yaradı. Bizler 80 darbesini görmeyenler 80'den sonra daha büyük saldırılara tanıklık ettik. Bu saldırıların üstesinden gelmenin tek yolu dayanışmayı ön plan çıkarmaktır.İnat Israr Dayanışma”Daha sonra söz alan bir arkadaşımız ise 12 Eylül'ü sadece askeri Faşist cunta olarak değerlendirmenin yanlış olacağını, 12 Eylül öncesi varoşlardaki dayanışmayı kitle hareketine ve mücadeleye de vurgu yapmak gerektiğini belirtti. Burjuvazinin devrimcilere saldırmasının sürpriz olmadığına dikkat çeken arkadaşımız burada bir önderlik eksikliğinden söz etmenin doğru olduğunu dile getirdi. 12 Eylül öncesine dönmek istiyoruz diye konuşmasını sonlandırdı.Müzik dinletisinden sonra etkinlik sona erdi.AYRI DUR BİRLİKTE VURYAŞASIN EYLEMLİ SINIF DAYANIŞMASIBursa’dan Komünistler12 Eylül » Sağanak Yağmura Rağmen 12 Eylül Protestosu » İstanbul 12 Eylül Mitingi’ne Çağrı |