|
Komünist KöZ
Sayı: 48
|
Yenibosna’da DTP Halk ToplantısıDTP Bahçelievler İlçe örgütü yönetiminden dört kişi 6 Ağustos günü Mayısta Yaşam Kooperatifini ziyaret ederek " Yeni süreçle ilgili Bahçelievlerin değişik mahallelerinde Halk Toplantıları yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta Sev-Der'de yaptık. Önümüzdeki Perşembe günü bir halk toplantısı da sizin burada yapmak istiyoruz. Burası müsait mi?” diye sordular.DTP'li arkadaşlar yer istemek için isabetli bir günde gelmişlerdi, çünkü o gün Mayısta Yaşam ortaklarının yaklaşık iki yıldır hafta da iki defa kolektif bir biçimde gerçekleştirdikleri, yemek dayanışmasının olduğu bir gündü. DTP'li arkadaşlarla birlikte 20’ye yakın kişi yemeklerimizi yedikten sonra çaylarımızı içerken bir taraftan da sohbet ettik. Burada bulunan arkadaşlarla haftaya Perşembe günü kurumun müsait olup olmadığını konuştuk. DTP’li arkadaşlara halk toplantısı yapmaları için burasının uygun olduğunu söyledik.DTP'nin Halk Toplantısı 13 Ağustos tarihinde akşam saat 20.30'da başladı ve saat 22 00'de sona erdi. Toplantıda 50 kişi vardı. Divanda DTP Bahçelievler İlçe Başkanı Cemile Ana yönetimden Gülüm Bayram ve bir DTP il yöneticisi de vardı.Toplantının sunumunu yapan Gülüm Bayram önce herkesi bir dakikalık saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından DTP'li bir arkadaş Abdullah Öcalan’ın süreçle ilgili avukatlarıyla yaptığı görüşme notlarını okudu. Daha sonra sunumunu gerçekleştiren Gülüm Bayram Kürt sorununda hassas bir süreçten geçildiğini, bu süreçte Kürt halkının sorunun çözümünü sadece devlete bırakamayacağını, sürece Kürt halkının örgütlülüğüyle, gücüyle müdahale etmesi gerektiğini, yeni yönetimin bu şekilde hareket edeceğini belirtti. Bayram: “Halkımızı ilçe binamıza çağırmayacağız, biz halkın içine mahallelere gideceğiz, bu süreci sizlerle birlikte öreceğiz. Sizin eleştiri ve görüşlerinizi alacağız" dedi.Daha sonra ilçe başkanı Cemile Ana bir konuşma yaptı. Cemile Ana da konuşmasında Kürt sorununda gelinen aşamaya işaret etti. Sürece umutlu ve temkinli yaklaştıklarını, bu günlere kolay gelinmediğini, on binlerce bedel karşılığı bu günlere gelindiğini, fakat artık hiç kimsenin bu konuda canının yanmasını istemediklerini; Sayın Abdullah Öcalan’ın açıklayacağı yol haritasının kendileri için hayati derecede önemli olduğunu ifade etti. Cemile Ana'nın ardından İl yönetiminden toplantıya katılan bir DTP'li arkadaş bir konuşma yaptı. Kürt sorununda kısaca gelinen süreci özetledikten sonra Demirel’in Kürtler 28 defa ayaklandılar dediğini belirtti. Bu arkadaş “Demek ki artık Kürt halkının mücadelesi geri döndürelemez bir yoldadır ve asla Kürt halkı eski durumuna dönmeyecektir. Biz önümüzdeki süreci Kürt halkıyla, Türkiye halkıyla, Türkiye sosyalistleri ve devrimcileriyle örmek istiyoruz. Evet biz Türk değiliz, Kürdüz. Fakat asla Türk ya da başka bir halka düşman değiliz. Biz tüm halklarla kardeşiz. Bizim sorunumuz devletledir” dedi. İlden toplantıya katılan DTP'li bir kişi de DTP'nin "Kumbara Projesi" adlı projesini anlattı. “Biz bundan sonra halkımızdan partiye bağış yardım vs. almayacağız. Biz her DTP'li aileye bir kumbara vererek bu kumbaraya her ay gönüllerinden ne koparsa atmalarını isteyeceğiz. Bizi zenginlere, burjuvalara muhtaç etmeyin. Bu kumbaranın asıl esprisi inanın halkımızdan para toplamak değildir. Bu kumbara sayesinde insanların evlerine gitmek onlarla ilişkimizi geliştirmektir" dedi.Toplantıda Köz adına da bir arkadaş konuşma yaptı. Konuşmasına "Burada bulunan herkesi Köz adına saygıyla selamlıyorum" diyerek başlayan arkadaş şöyle devam etti:"Bizler yıllardır Kürtlerin esareti işçilerin esaretidir diyoruz.
Çünkü başkasını ezen bir ulusun kendisi de özgür olamaz. Biz DTP'yi
sadece Kürt sorununu çözmek isteyen bir parti olduğu için savunmuyoruz.
DTP aynı zamanda bir Türkiye partisidir de. DTP'li vekiller sadece Kürt
sorunu ile ilgilenmiyorlar; tüm işçi ve emekçilerin sorunlarıyla
ilgileniyorlar. Bunları meclise taşıyorlar. ÖSS meselesiyle,
tersanelerle, tarım işçilerinin sorunlarıyla ilgileniyorlar. Geldiğimiz
süreçte Kürt sorununun nasıl bir mecrada ilerleyeceği ise, başta Kürt
halkının ve onlarla birlikte hareket etmesi gereken tüm devrim ve
demokrasi güçlerinin bu süreçte nasıl bir vazife çıkartacakları ile
ilgilidir"
|