|
Proleter Devrimci KöZ
Sayı: 25
|
Vapurda Kızıl Bir İz Bıraktık İstanbul’da 6 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek 8 Mart etkinliklerinin devrimcilerce iki ayrı alanda gerçekleştirilmesi kararından dolayı biz iki ayrı alandan birinden birini tercih etmediğimizden her iki alandaki eyleme de katılma kararı almıştık. İstanbul’un Anadolu yakasından arkadaşlar Kadıköy’deki mitinge, Avrupa yakasındakilerse Saraçhane’deki eyleme katılacaklardı. Sabahın erken saatlerinde buluştuğumuz emekçi semtinde pankartlarımız ve kızıl bayraklarımızla gerçekleştirdiğimiz bağımsız ve özgür eylemimizin ardından Saraçhane’ye doğru yola çıktık. Saraçhane’ye geldiğimizde alanda mangalar biçiminde saldırı düzeneğinde kümelenmiş çevik kuvvet birlikleri dışında kimseyle karşılaşmadık. Geldiğimiz otobüsü uygun bir yere park ettikten sonra iki arkadaşımız ortalığı kolaçan etmek ve buluşulabilecek devrimci grupları bulabilmek maksadıyla alan civarına döndüler. Eylem alanı civarında bir saat kadar süren bir gözlemden sonra buluşabildikleri birkaç arkadaşımızla birlikte geri döndüler. Kısa bir durum değerlendirmesinden sonra durumun belirsizliğinden dolayı bir kısım arkadaşımızı burada bırakarak çoğunluğun Kadıköy’deki mitinge katılacak korteje dahil olmasına karar verdik. Orada kalanlar ise oraya gelebilecek başkalarıyla birlikte Beyazıt Meydanı’ndaki olası bir eyleme katılacaklardı. Ama burada bir eylem olacağı ve nasıl bir eylem olacağı konusu o sıra belirsiz olduğu için pankartlarımızı diğer alana götürmeye karar verdik. Sonradan bunun yanlış bir karar olduğunu fark ettik. Ama hepsini toplamamız yanlış olsa bile, bayraklarımızı ve pankartlarımızı yanımıza almanın kötü bir fikir olmadığını da hemen fark etmiş olduk. Eminönü’nden bindiğimiz vapurda kızıl bayraklarımızı açarak marşlar eşliğinde karşı kıyıya ulaştık. Bu kısa yolculuğumuzda vapurda kızıl bir gelincik kümesi oluşturduk. Çok uzaklardan dahi dikkati çeken bayraklarımızı soran vapur çalışanları ve yolculardan soranlar oldu, anlattık. Kadıköy’de rıhtıma geldiğimizde de vapurdan sloganlar atarak indik ve her birimiz kızıl bayraklarımızı ellerimize alarak, Kadıköy meydanından yürüyüş güzergahına doğru, polislerin ve panzerlerin arasından sloganlar atarak yürüdük. Bu sırada rastladığımız başka kortejleri de sloganlarımızla selamladık. Nihayet aklımızın ve yüreğimizin bir parçası Beyazıt’ta bıraktığımız yoldaşlarda kalarak, kendi kortejimizde yerimizi aldık. Kürsüden konuşacak yoldaşımızın peşinden sloganlarımızı bütün alanda yankılandırmak üzere nefeslerimizi tuttuk. Her gün isyan, Her yer kızıl olacak!.. |