|
Proleter Devrimci KöZ
Sayı: 30
|
İzmir Dayanışma
Kurumları Arası Koordinasyon: Özgür Yaşam Eğitim ve Dayanışma Kooperatifi, Limontepe Derneği, Kondularda Yaşam Tüketim Kooperatifi, Kunduracılar Derneği, Umut Tekstil İşçileri Tüketim Kooperatifi ve Deri İşçileri Derneği Girişimi’nden oluşan Dayanışma Kurumları Arası İzmir İl Koordinasyonu, 8 Mart öncesi yaptığı bir toplantıda koordinasyon kurumlarının 8 Mart etkinliklerini birlikte organize etmesi konusunda karar aldı. Bunun üzerine her kurumdan en az bir kişi ortak bir kadın çalışma grubu oluşturmak üzere sorumluluk aldı. Ortak kadın çalışma grubu, her kurumun kendi etkinliğini yapması, diğer kurumlarla da dayanışma içinde olması ve 8 Mart eylemine birlikte katılım gösterilmesi konusunda ortaklaştı. Ayrıca her kurumun kendi 8 Mart bildirisinin yanı sıra Dayanışma Kurumları Arası İzmir İl Koordinasyonu imzasıyla ortak bir bildiri yayınlanması kararlaştırıldı. Dayanışma Kurumları Arası İzmir Koordinasyonu’nun ortak bildirisi aşağıda bulunmaktadır. Bu kararlar, koordinasyon kurumlarının kendi yürütmelerinde de onaylandıktan sonra ortak kadın çalışma grubu tekrar bir araya geldi. 8 Mart eylem platformlarına koordinasyon adına katılmak üzere iki kişi sorumluluk aldı. 8 Mart eylemi geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da ikiye bölünmüştü: Kadın kadına bir eylem planlayan Kadın Platformu ile karma katılım konusunda ısrarlı olan ve eylemin “Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” başlığı altında örgütlenmesini ön koşul olarak ortaya koyan devrimci gruplar, kendi aralarında ayrı ayrı toplantılar alıyorlardı. Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon, kitle örgütleri koordinasyonu olarak her iki platformun toplantılarına da katılım göstermeye çalıştı. Ancak iki platform da koordinasyonu ya da bileşeni olan kurumları toplantılarına çağırmış değildi. Bu nedenle toplantılarda asıl mesele olarak görülen ve iki yıldır alan ayrışmasına neden olan tartışmalara müdahil olunamadı. Çünkü buna ilişkin tartışmalar çoktan bitirilmişti ve artık iki platform da bu tartışmaları yeniden başlatmak istemiyordu. Yine de koordinasyon temsilcileri, kadın platformunun toplantılarında kadın kadına eylem biçiminin doğru olmadığının, koordinasyon kurumlarının kadınlı erkekli çalışan kurumlar olarak hayatın her alanında birlikte mücadeleyi şart gördüklerinin ısrarla altını çizdi. Devrimci çevrelerin platform toplantısında ise eylemde birlik, ajitasyon ve propagandada serbestlik ilkesinin önemi vurgulandı. Bu sırada kendi içinde karma katılım konusunda karar alan KESK, bu kararını kadın platformuna açıklayarak platformdan ayrıldı. Yeni bir toplantı çağrısı yapan KESK, hem kadın platformu bileşenlerine hem de devrimci yapılara davette bulundu. KESK’in çağrısı tek, ortak ve kortejlerde ajitasyon ve propaganda özgürlüğünün var olduğu bir mitinge ilişkindi. Bu kapsamda iki toplantı yapıldı. İlkinde kadın platformu bileşeni kurumlar, ikincisinde de devrimci gruplar tartışma zemini buldu. Tüm katılımcılar daha önce kendi aralarında aldıkları kararları yinelediler. Devrimci grupların, Dünya Emekçi Kadınlar Günü vurgusunda hemfikir oldukları ama eylemde birlik, ajitasyon ve propagandada serbestlik ilkesi konusunda farklı farklı düşündükleri gözlemlenebiliyordu. KESK, kendi kitlesinin tamamını ‘Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ başlığının kabulü noktasında ikna edemeyeceğini ifade ederek herkesi kesebilecek bir başlık olarak ‘Her Gün 8 Mart Her Gün Kavga’ şiarını önerdiyse de devrimci yapılar bu şiarın, muğlâk ve günün anlamını ifade etmeyen bir başlık olacağını, bu nedenle de kendileri açısından kabul edilmesinin olanaksız olduğunu ifade ettiler. Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon temsilcileri ise; eylemin ortak şiarının ne olduğunun çok önemli olmadığını, bunun içinin nasıl doldurulacağının önemli olduğunu, zaten eylemde birlik, ajitasyon ve propagandada serbestlik ilkesi geçerli olursa herkesin benimsediği şiarı kendi pankartları, bildirileri ve sloganlarıyla dillendirebilmesinin mümkün olduğunu, bu tartışmaların gereksiz bir alan ayrışmasına neden olduğunu vurguladılar. Ancak toplantıya katılanların görüşleri değişmeyince KESK, kendi içinde yeniden tartışması gerektiğini söyleyerek toplantıyı sona erdirdi. Nitekim KESK Genel Merkezi, bu tartışmaların bir sonuca bağlanamaması nedeniyle, kadın platformunun eylemine katılmaları konusunda İzmir Şube’ye görüş bildirdi. Bunun üzerine KESK tekrar kadın platformuna dâhil oldu. Sonuç olarak bu yıl İzmir’de biri Gündoğdu Meydanı’nda diğeri Konak Meydanı’nda olmak üzere iki ayrı 8 Mart eylemi gerçekleştirildi. Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon, bu durumu koordinasyon toplantısında gündeme getirerek devrimci grupların Konak Meydanı’nda yapılacak olan eylemine katılım göstermeyi kararlaştırdı. Devrimci çevrelerin eyleminden sonra kadın platformunun Gündoğdu Meydanı’ndaki eylemine de kadın kadına gidip Koordinasyon pankartı açılması ve “Kadın Erkek El Ele Özgürleşmeye” şiarının öne çıkarılması önerisi ise dayanışma kurumlarının kadınlı erkekli çalışan kurumlar olması ve bunun bir varlık koşulu olması gerekçesiyle kabul görmedi. Bunun yerine koordinasyon kurumlarından 5–6 kadının, kadın platformunun eyleminde bildiri dağıtmasının daha uygun olacağına karar verildi. Bu kararlar, kurumların kendi yürütmelerine götürülerek buralarda da tartışıldı. Dayanışma kurumlarından Özgür Yaşam; Limontepe Derneği ve Kooperatifi pankartlarını açarak dayanışma içinde eyleme katıldılar. Diğer kurumların arkasında duran emekçiler de dayanışma ilişkisi içinde pankartını açan kurumların yanında yer aldı. Dayanışma kurumları, bu seneki uluslararası kadınlar günü için kurulan eylem platformu toplantılarına ve eylemlerine dönük yeterince iyi bir hazırlık yapamadı. Fakat dayanışma kurumları şimdiden bu eksikleri kapatarak önümüzdeki 1 Mayıs’a hazırlanmak için plan yapmaya başladı. İşçi sınıfının farklı kesimlerinin farklı ihtiyaçları için kurulmuş da olsalar; kurtuluşlarının birlikte mücadele etmekten geçtiğinin farkında olan kurumların bir araya geldiği İzmir Kurumlar Arası Koordinasyon, işçi sınıfının birlik ve mücadele günlerini sahiplenerek yaşatmak üzere daha planlı ve kararlı davranacağını şimdiden göstermeye başladı. Yaşasın Eylemli Sınıf Dayanışması! Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz İzmir’den Komünistler |