Proleter Devrimci KöZ

Sayı: 30
Mart - Nisan 2006


Geri Dönmek İçin Tıklayınız

 

8 Mart, Birlik Ve Mücadele Günüdür!

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA!

YA HEP BERABER

YA HİÇ BİRİMİZ!

8 MART, BİRLİK VE MÜCADELENİN GÜNÜDÜR!

Bugün ne bayram edilecek; ne de ağlanacak bir gün. 8 Mart’ı 8 Mart yapanlar, bugünü eylemlerle, grevlerle örgütlenerek yarattılar. 8 Mart 1857’de Newyork’ta “Eşit işe eşit ücret” ve “8 Saatlik iş günü” talebiyle grev yapan 128 kadın işçi, işgal ettikleri fabrikada çıkan yangında yaşamını yitirdi.

Fakat unutulmadılar. Çünkü bundan 100 yıl önce, işçi sınıfının uluslararası birlik ve mücadelesi için kurulan II. Enternasyonal’de Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart günü, emekçi kadınların mücadele ederek dünya kadınlarına armağan edildiği bir gün olarak kabul edildi. Bugün ise dünya işçi sınıfı, uluslararası bir işçiler örgütünden yoksun. Bu nedenle dünyadaki kadın işçilerin de, erkek işçilerin de haklarını gözeterek birlik olmalarını sağlayacak bir mücadele, dünya üzerinde yok. Ama sadece dünyada değil; yaşadığımız coğrafyada da işçi sınıfının tüm kesimlerinin birbirinin hakkına sahip çıkarak mücadele etmelerini sağlayacak bir örgütlenme yok.

Biz kundura işçileri, deri işçileri, tekstil işçileri, ev kadınları, varoşlarda yaşayan işçi-işsiz erkekler-kadınlar, lise öğrencileri, üniversite öğrencileri, sendikalı ya da sendikasız işçiler birbirimizin hakkını gözeterek; sorunlarımızı hep birlikte çözebileceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle işçi sınıfının birliği için bugünden birlikte hareket ediyoruz. 8 Mart’a da hep birlikte dayanışma içinde katılıyoruz.

Çünkü kadınların kurtuluşu emeğin özgürleşmesi ile mümkündür ve emeğin özgürleşmesi için de emekçi kadınların örgütlenerek hem kendi haklarına hem de başkalarının haklarına sahip çıkması gerekir!

İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik ve Mücadelesi İçin;

Yaşasın Eylemli Sınıf Dayanışması!

...

KADIN, ERKEK BİRLİK!

İŞ, EKMEK, ÖZGÜRLÜK!

Mademki yaşamın yarısı bizim, kavganın yarısı da bizim hakkımız.

Şimdi bize düşen görev, 8 Mart’ı soysuzlaştırmadan tarihine, anlamına ve yaratıcılarına yakışır biçimde yaşatmaktır. Bunun için de ücretli ve ücretsiz kölelerin; işçi, emekçi, ev emekçisi kadınların alanlarda, kendi gündemlerini ve taleplerini ifade eden şiarları haykırabilmelerine ihtiyaçları var.

Ama sadece kadın kadına değil. İşçi, emekçi erkeklerle birlikte! Çünkü işçi, emekçi ve ev emekçisi kadınların kurtuluşu, ancak kadın ve erkek işçilerin, zorbaların sultasından emeğin kurtarılması için çalışmasıyla mümkündür. Çünkü zaten patronlar bizi ayrıcalıklı-ayrıcalıksız; sendikalı-sendikasız; sözleşmeli-taşerona bağlı; kadın-erkek ve benzeri ayrımlarla bölüyor.

Erkek işçiler; kendi emeklerinin sömürüsüne son vermek için de kadın işçilerle birlikte onların haklarına sahip çıkmalıdırlar! Çünkü biz biliyoruz ki; ayrıcalıklılar, kendi ayrıcalıklarından, başka emekçilerin hakları için vazgeçmeyi göze alarak onlarla birlikte dayanışma içinde örgütlenmezse emeğin sömürüsü kat be kat artarak devam edecektir. Ve bir gün patronlar, ayrıcalık diye sunulan kırıntıları da geri alacaktır!

Ancak bize bir gün, beş gün, bir ay, bir yıl yetmez. Yılın her günü, her saat, her dakika haklarımız ve özgürlüğümüz için çalışmak zorundayız. Bu nedenle işçilerin, emekçilerin dayanışma örgütlerinde buluşmalı ve birlik içinde mücadele etmeliyiz.

Çünkü biliyoruz ki; ücretli kölelik düzeni yıkılmadan kadınlar kurtulmayacak, kadınlar kurtulmadan özgürlük olmayacak!

KAHROLSUN ÜCRETLİ-ÜCRETSİZ KÖLELİK DÜZENİ!

DAYANIŞMA KURUMLARI ARASI KOORDİNASYON

(ÖZGÜR YAŞAM EĞİTİM VE DAYANIŞMA KOOPERATİFİ, UMUT TEKSTİL İŞÇİLERİ TÜKETİM KOOPERATİFİ, KUNDURA İŞÇİLERİ DERNEĞİ, DERİ İŞÇİLERİ DERNEĞİ GİRİŞİMİ, KONDULARDA YAŞAM KOOPERATİFİ, LİMONTEPE DERNEĞİ)