|
Proleter Devrimci KöZ
Sayı: 30
|
Özgür Yaşam Kooperatifi 5 Mart’taki Eylemlere Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon’da yürüyen tartışmalar ekseninde kurumlarda da eylemlere nasıl katılmak gerektiği üzerine tartışmalar yapıldı. Özgür Yaşam Eğitim ve Dayanışma Kooperatifi’nin yürütmesinde, eğer saatler uygun olursa, devrimci grupların eyleminden sonra kadın platformunun eylemine de Özgür Yaşam pankartı ile kadın kadına katılım konusunda bir öneri sunuldu. Devrimci çevrelerin platform toplantılarında; eylem sırasında bildiri dağıtılmaması, yürüyüşten sonra ortak sloganlar dışında slogan atılmaması kararlaştırılmıştı. Bu durumda Özgür Yaşam, temel ilkelerinden biri olan eylemde birlik, ajitasyon ve propagandada serbestlik ilkesinden geri adım atmak zorunda kalacaktı. Öte yandan diğer temel ilkelerinden biri olan kadınlı erkekli katılım konusunda taviz vermez bir tutum içinde olmanın çelişki yarattığını iddia edenler oldu. Kadın platformunun eylemine kadın kadına giderek Özgür Yaşam pankartı açılmasını savunanların düşüncesine göre; Özgür Yaşam, her iki eylemde de bulunmak, şiarlarını dillendirmek, 8 Mart’a ve kadın meselesine ilişkin görüşlerini hem işçilere, emekçilere ve Kürtlere hem de devrimcilere duyurmak ihtiyacındaydı. Ancak eylemlerin bölünmüşlüğü buna müsaade etmiyordu. Bir ihtimalle devrimci çevrelerin eyleminde slogan atmak ve bildiri dağıtmak ya da kadın platformunun eylemine karma katılım göstermek de olanaklıydı. Ancak başından itibaren müdahil olmadığımız eylem platformlarının aldığı kararlara bu biçimde müdahale etmek, onların inisiyatifinin kırılmasına ve sonrasında bu kurumlarla ortak iş yapılmasının adeta imkânsız hale gelmesine neden olacaktı. Sonuçta her iki alanda da yasakçı bir tutum söz konusuydu. Üstelik bu ayrışma Özgür Yaşam emekçileri açısından somut ve anlamlı bir politik tutumu ifade etmiyordu. Bu nedenle bir alan diğerinden daha devrimci olmadığı gibi bir alanın yasakları diğerinden daha fazla tercih edilir de değildi. Bu fikre karşı koyanlar ise; Özgür Yaşam’ın bir kitle örgütü olarak sadece kadınlardan oluşan bir kurum olmadığını ifade ettiler. Bu nedenle sadece Özgür Yaşam pankartını taşıyarak kadın kadına bir mitinge gitmenin kurumu ifade etmeyeceğinin altını çizdiler. Ayrıca eyleme kadın kadına giden bir kortejin, ‘Kadın Erkek El Ele Özgürleşmeye’ sloganını atmasının çok da tutarlı bir tutum olmayacağını savundular. Uzun bir tartışmanın ardından taraflar birbirini ikna edemedi ve oylamaya gidildi. Sonuç olarak, oy çokluğuyla, Özgür Yaşam’ın kendi pankartıyla önce Konak Meydanı’na karma ama slogansız ve bildirisiz; sonra da Gündoğdu Meydanı’na slogan ve bildirilerle ama kadın kadına katılmasına karar verildi. Fakat o gün V. Kurumlar Arası Koordinasyon Toplantısı nedeniyle yürütme toplantısında bulunamayan Özgür Yaşam ortaklarının bir kısmı bu kararı desteklemediklerini ifade ederek olağanüstü bir yürütme toplantısı çağrısı yaptılar. Bu toplantıda ise şunlar konuşuldu. Eylemlerde birileri yasakçı bir tutum koyabilir fakat bu yasaklara uymak zorunda bırakılan kitle örgütleri benzer bir biçimde kendi kendine yasak koymaması gerektiğine dikkat çekildi. Sonuçta Özgür Yaşam’ın ortak imzasının bulunduğu bir pankartla sadece kadınlardan oluşan korteje erkek Özgür Yaşam’cılar katılmak istediğinde tıpkı feministlerin yaptığı gibi kadın Özgür Yaşamcılar erkekleri kortej dışına atmak zorunda kalacaktı. Üstelik ajitasyon yasağı olan diğer alanda Özgür Yaşam Kooperatifi’ne birileri bildiri dağıtmaya geldiğinde bu yasağı bahane ederek bildiriyi almamazlık yapmayacağının altı çizildi. Aslında başkalarının bize koyduğu ve uymak zorunda olduğumuz yasakları, kendi kendimize veya muhataplarımıza dayatmamız ilkelerimizden vazgeçmemiz anlamına gelecektir. Eylemlere «Özgür Yaşam katılımcıları» imzasıyla karma katılımın olmazsa olmaz bir koşul olduğuna dikkat çekildi. Hatta karma katılım ifadesinin doğru olmadığı çünkü anormal olanın kadın kadına katılım olduğu, eğer kadın platformunun eylemine kadın kadına gitmek isteyenler varsa “Özgür Yaşam Eğitim ve Dayanışma Kooperatifi Katılımcıları” pankartıyla değil “Özgür Yaşam Eğitim ve Dayanışma Kooperatifi Kadın Çalışma Grubu” pankartıyla gidebilecekleri ifade edildi. Çünkü Özgür Yaşam’ın 8 Mart hazırlıkları için oluşturduğu kadın çalışma grubunun önerisi ile kadın kadına eyleme katılma konusu tartışmaya açılmıştı. Aslında bir önceki toplantıda «Özgür Yaşam Katılımcıları» imzası atılarak kadın kadına katılma kararı oy çokluğu ile kabul edilmişti. Ama bu karar tüm kooperatif ortaklarını kesen bir karar olmadığı gibi bu pankartın arkasında erkek ortakların yürümesine ilişkin bir yasak konulması da olanaksızdı. Ancak kooperatifin sürekli ve düzenli çalışan bir kadın çalışma grubu olmadığından, bu imzanın çok da gerçekçi olmayacağı bunun yerine kadın platformunun eylemine gidecek olanların kendi seçecekleri bir imzayla pankart açmalarına karar verildi. Sonuç olarak 5 Mart Pazar günü, Özgür Yaşam, Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon ortak pankartının arkasında, kendi pankartını da açarak Konak Meydanı’ndaki eyleme katılım gösterdikten sonra kadın platformunun eylemine katılmak isteyen Özgür Yaşam Kooperatifi’nden dört kadın, “Özgür Yaşam Eğitim ve Dayanışma Kooperatifi’nden Kadınlar” pankartı ile Gündoğdu Meydanı’ ndaki mitinge katıldı. Konak Meydanı’ndaki eylem, önce yürüyüş ardından da kitlesel basın açıklaması biçiminde planlanmıştı. Yürüyüş sırasında slogan atmak serbest olduğu için, Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon korteji, sık sık ve coşkulu bir biçimde “Kadın Erkek El Ele Özgürleşmeye” “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” ve “Biji Azadiya Jina” şiarlarını dillendirdi. Basın açıklamasını dinledikten sonra kadın platformunun eylemine katılmak üzere Gündoğdu’ya giden kadınlar ise miting alanında pankart açıp “Kadın Erkek El Ele Özgürleşmeye” sloganını atmaya başladılar. Ancak kadın platformunun eylem komitesinin bu sloganları duymasıyla zaten yüksek olan müziğin sesini sonuna kadar açması bir oldu. Bu nedenle atılan sloganlar kitle tarafından duyulmadı. Bol miktarda Özgür Yaşam bildirisi dağıtıldı. Özgür Yaşam bildirisi Dayanışma Kurumları Arası Koordinasyon’un bildirisi ile hemen hemen aynı içeriğe sahip bir bildiriydi. Sadece eylem alanlarının ayrılmasının yanlışlığına ilişkin bir tek cümle eklenmişti. Bu nedenle ayrıca Özgür Yaşam bildirisini KÖZ’e göndermeye gerek duymuyoruz. Kadın platformunun düzenlediği eylem alanındaki tek kalabalık ve politik kitle olan Kürt kadınlarının temsilcilerinin konuşması sırasında da, konuşmaları bölmemek için Özgür Yaşam’dan kadınlar slogan atmadılar. Mikrofondan yapılan konuşmaların hemen akabinde, oldukça yüksek sesle çalan Roman havasına eylemcilerin göbek atarak katılmalarıyla birlikte Özgür Yaşam’dan kadınlar, pankartlarını toplayarak alandan ayrıldılar. Bu alanda da “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” ve “Biji Azadiya Jina” şiarları dillendirildi. Bu arada 5 Mart’tan bir gün önce Özgür Yaşam Kooperatifi’nde bir etkinlik düzenlendi. Hazırlıklarına bir ay öncesinden başlanan etkinlik programında; sinevizyon gösterimi, söyleşi, müzik dinletisi ve kolaj sergisi yer aldı. Mahalle sakinlerini etkinliğe davet etmek ve aynı zamanda onlarla sohbet etmek üzere Gültepe’de ev ziyaretleri yapıldı, koordinasyon bildirisi dağıtıldı. Ancak Özgür Yaşam’ın kendi katılımcılarını etkinliğe dahil etmek ve sorumluluk almalarını sağlamak konusunda eksiklikler mevcuttu. Buna rağmen etkinliğe beklenenden daha kalabalık bir katılım gerçekleşti. Fakat etkinliğe katılım gösterenlerin tamamını ertesi gün yapılan 8 Mart eylemlerine dâhil etmek çok da mümkün olmadı. Daha sonra yapılan 8 Mart değerlendirmesinde eyleme Özgür Yaşam kortejinde katılanların sayıca az olmasının nedenleri üzerine konuşuldu. Temel olarak; eylemlere katılımın aynı zamanda bir yıl boyunca yapılan faaliyetlerin sonucunda kurumun ne kadar insana benimsetilebildiğinin bir göstergesi olduğu, öte yandan etkinlik hazırlıklarının eyleme de çağrı mahiyetinde olması gerektiği ve etkinliklerde daha fazla insana sorumluluk dağıtarak sahiplenmelerinin sağlanabileceği üzerinde duruldu. Ayrıca, 5 Mart eylemlerinden sonraki yürütme toplantısında ise hem eylem değerlendirilmeleri yapıldı hem de Özgür Yaşam eylemlere nasıl gider konusunda uzun uzadıya sohbet edildi. Yapılan bu sohbeti de en yakın zamanda KÖZ’ün arkasında duran komünistlerle paylaşacağız. İzmir’den Komünistler |