Proleter Devrimci KöZ

Sayı: 30
Mart - Nisan 2006


Geri Dönmek İçin Tıklayınız

 

Erdal Eren’i Andık

18 Aralık Pazar günü aktivisti olduğumuz Umut Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde yapılan bir söyleşiyi, KÖZ okuyucularıyla paylaşmak istiyoruz; çünkü bu söyleşi bir yandan 80 öncesindeki devrimci gençleri hatırlamamıza ve onların yaptıklarından dersler çıkarmamıza  diğer yandan da bileşeni olduğumuz kitle örgütünün işleyişine dair sohbet etmemize vesile oldu.

18 Aralık  günü düzenlenen söyleşiyi belli bir süredir derneğin aktivistleri arasına katılan Emeğin Partisi’nden arkadaşlar önermişlerdi. Söyleşinin gündemi, Erdal Eren anması idi. Bu gündemi genişleterek mahallede karşılaştığımız gençlik sorunlarına da değinmek istedik. Bu nedenle 80 öncesi gençliğin yönelişi ile bugün varoşlardaki gençliğin çizdiği tablo arasındaki farklar, bu farkların nelerden kaynaklandığı ve nasıl aşılacağı üzerine söyleşmeye karar verdik.

İki konuşmacı arkadaştan biri öncelikle Erdal Eren’i ve 80 öncesinde gençlerin devrim mücadelesinde nasıl yer aldıklarını anlatan, o süreçte hem gençlerin arasında hem varoşlarda nasıl bir dayanışmanın varolduğunu vurgulayan bir konuşma yaptı. 80 öncesinin devrimcilerinden öğreneceğimiz şeyler olduğundan bahsetti. Daha sonra diğer konuşmacı arkadaş da dinleyicilere derneğin neler yaptığından, neler yapmayı hedeflediğinden ve bunları yaparken de nasıl bir işleyişi sahip olduğundan bahsetti. Ve sonrasında konuşmacıların sunuşları üzerine söyleşi devam etti.

Bu söyleşide söz alan arkadaşlarla birlikte biz de bugün varoşlarda yaşayan gençlerin öncelikli sorunları arasında bulunan uyuşturucu, çeteleşme ve bireyselleşmenin sebeplerinden ve bu duruma karşı nelerin yapılabileceğinden bahsettik. Birlikte olmamızdan korkanların bizleri yalnızlaştırmak için savurdukları bu gibi tehditlerin karşısında da ancak ve ancak birlikte olursak durabileceğimizi vurguladık. Gitgide yalnızlaşmamız karşısında bizlerin dayanışarak nasıl sorunlarımızı ortaklaştırdığımızı ve üstesinden geldiğimizi anlatan dernek aktivisti arkadaşlarımız da oldu. Bizlerin dayanışma konusunda ortaklaşarak demokratik işleyişe sahip bir kitle örgütünde bir araya gelmemizin önemi vurgulandı. Umut Derneği’nin bir dayanışma kurumu olduğu, bu dernekte bize dayatılan bireyci kültüre karşı dayanışma kültürünü yaymaya çalıştığımız ve bu hedef doğrultusunda ne gibi faaliyetler düzenlediğimizden bahseden arkadaşın konuşmasına göndermeler yaptık. Düzenlemiş olduğumuz eğitim faaliyetleri, paneller, ortak kütüphane ve okuma grupları, ortak yapılan kahvaltılar, müzik ve şiir dinletileri, halkoyunu çalışmaları, film gösterimleri vb. etkinliklerle her alanda bir arada durma becerisini kazanmaya başladığımızı anlattık. Tüm bu faaliyetlerin yanı sıra en önemli noktanın da nasıl bir kitle örgütü olduğumuz noktası olduğu dillendirildi. Dernek içinde çalışan herkesin kendi siyasi görüşlerinin propagandasını yapabildiğini fakat bu kurumun hiçbir siyasetin arka bahçesi olmadığını anlatan bir konuşma yaptı Emek Partisi’nden arkadaşlar. Arkadaşların bu noktayı vurgulamış olmaları bizi, Umut Derneği’nin bileşenlerinden biri olan, KöZ’ün arkasında duran komünistleri oldukça memnun etti çünkü biz kitle örgütlerinde bu anlayışın yaygınlaşmasını ve bu anlayışın tüm diğer siyasetler tarafından da kabul görmesini istiyoruz. En önemlisi, arkadaşların herhangi bir siyasetin tekelinde olmadığı için bu dernekte faaliyet yürütmeye karar verdiklerini anlatmaları bizim uzun bir süredir yaratmak istediğimiz tabloyu oluşturmaya başladığımızın göstergesi oldu. Köz sayfalarından takip ettiğiniz gibi daha önce de başka siyasetlerle bir arada faaliyet yürütmüştük fakat bu siyasetlerin dayanışma haricinde başka siyasi konularda ortaklaşmak istemeleri sonucu yollarımız ayrılmıştı. O zamandan beri de sürekli olarak nasıl bir kitle örgütü oluşturmaya çalıştığımızı hem mahallemizde yaşayanlara hem de mahallemizde varlık gösteren/göstermeyen diğer siyasetlere aktarmaya çalışmıştık. Geldiğimiz bu nokta yürütmüş olduğumuz faaliyetlerin ve izlediğimiz tutumun doğruluğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Gerek mahallemizdeki emekçilerle gerek diğer devrimci arkadaşlarla gerek bileşeni olduğumuz koordinasyonda olduğu gibi diğer kitle örgütleriyle dayanışma ekseninde bir arada durmak için faaliyetlerimize devam edeceğiz.

Ankara’dan Komünistler