Proleter Devrimci KöZ

Sayı: 30
Mart - Nisan 2006


Geri Dönmek İçin Tıklayınız

 

Kitle Örgütleri Arası V. Koordinasyon Toplantısı

İşçi sınıfının en örgütsüz kesimleri arasında çalışma yürüten kitle örgütleri arasındaki koordinasyon toplantılarının beşincisi geçtiğimiz ayın sonunda İstanbul’da gerçekleşti. Koordinasyon çerçevesindeki etkinlikler 25 Şubat’ta “Kitle Örgütleri Buluşuyor: Deneyim ve Olanaklarımızı Paylaşıyor Sorunlarımıza Ortak Çözümler Arıyoruz” başlıklı bir forumla başladı. Adından da anlaşılacağı gibi foruma katılanlar “kitle örgütleri sorunlarının çözümünde birbirleriyle nasıl bir ilişki içinde olmalı” sorusuna yanıt bulmaya çalıştılar.

Ertesi gün koordinasyona kitle örgütleri arası koordinasyonun ne olduğunu, bu koordinasyonun sürekliliğinin nasıl sağlanacağını gündem eden bir toplantıyla devam edildi.  Toplantının bir diğer gündemini koordinasyondaki kurumların ortak çalışma yapmaya yönelik önerileri oluşturuyordu. Toplantının hedefleri forumda sorulan sorularla bağlantılıydı: Daha fazla kitle örgütünün koordinasyon içinde hareket etmesinin sağlanması, koordinasyona katılmak isteyen kurumların ortak paydalarının bulunması ve ortak hareket etmeye dönük bir zemin yaratılması amaçlandı.

Güneşin Sofrası Kooperatifi açılış konuşmasında toplantının amacı ve hedeflerini aktardı. Açılış konuşmasının ardından kurumlar son altı aylık süre zarfında yaptıkları çalışmaları aktarmak için hazırladıkları yazılı raporları sundular. Bunun da ardından Mayısta Yaşam Kooperatifi tarafından kitle örgütleri arası koordinasyonun amaçlarına açıklık getirmek, kimlerin koordinasyon toplantılarına katılabileceğini tarif etmek ve koordinasyon hakkında sık sık sorulan soruları yanıtlamak amacıyla hazırlanan “Kitle Örgütleri Arası Koordinasyon” sunumu yapıldı.

Sunumda Kitle Örgütleri Arası Koordinasyon emekçiler arasında sınıf temelli bir çalışma yürüten ve bu çalışmalara destek olmak isteyen kurumların birbirlerinden haberdar olduğu, aralarındaki irtibatı sürekli kıldığı, tecrübelerini aktardığı eşgüdüm içinde hareket ettiği ve olanaklarını paylaştığı bir ilişki ağı olarak tarif edildi. Koordinasyon, onu kuranların ihtiyaçları ve işleyişleri nasıl olursa olsun, emekçiler arasında sınıf temelli bir çalışma yürütmeyi ya da bu türden çalışmalara destek olmayı isteyen tüm kurum ve girişimlerin ortak ihtiyacıydı. Bu nedenle bu kurum ve girişimlerin koordinasyonun bileşeni olabileceği, olması gerektiği belirtildi.

Sunum farklı kurumların koordinasyon hakkındaki sorularını yanıtlayacak şekilde devam etti: Koordinasyonun merkeziyetçiliğinin kurumlar üzerinde durup kurumları bağlayacak merkezi bir karar organına işaret etmediği ifade edildi. Merkeziyetçilikten deneyim ve olanak paylaşımının farklı illerdeki çalışmaları kapsamasının anlaşılması gerektiği belirtildi. Koordinasyonun merkezi olmasının yerellerde oluşacak koordinasyonları ikame etmeyeceği aksine teşvik edeceği vurgulandı.

Merkeziyetçilik tartışması toplantıda önemli bir yer tuttu. Güney Kültür Merkezi kurumlar arası irtibatı sıkılaştırmak sıkı ve koordinasyon ilişkisini daha düzenli kılmak için bir merkezi organ oluşturulmasını gerektiğini önerdi. Ancak diğer kurumlar koordinasyonda yeralan kitle örgütlerinin üzerinde ve onları bağlayıcı kararlar alan bir merkezin koordinasyonun mantığına uymayacağını hatta bu ihtiyacı ortadan kaldıracağını ifade ettiler. Bu tartışmanın ardından kurumların daha iyi bir iletişim ağına sahip olması için somut öneriler gelmeye başladı.

İletişim için her ilden belli kurumlar sorumluluklar alırken, kurumların telefon ve adreslerini içeren bilgiler toplandı. Daha önceden oluşturulmuş mail grubunun devam etmesi; kurumların birbirlerine ihtiyaç, olanak ve çalışmalarını anlatabilecekleri bir web sayfası oluşturulması karara bağlandı. Bursa, İstanbul ve İzmir’de aynı ilde bulunan kurumların daha sıkı bir bağ kurması için oluşan il koordinasyonlarının iletişimin sağlanmasında önemli bir yeri olduğu belirtildi.

Koordinasyon toplantılarının daha verimli geçmesi için benzer çalışma yürüten kurumlar arasında veya kimi başlıklarda atölye çalışmalarının düzenlenmesi daha uygun görüldü.

Ağustos ayında İstanbul’da düzenlenecek olan bir sonraki toplantı için Anadoluda Yaşam, Güneşin Sofrası, Mayısta Yaşam, Özgür Yaşam Kooperatifleri, Güney Kültür Merkezi ve Öteki Sanat Atölyesi Topluluğu sorumluk aldı.

Toplantının son bölümünde ise kurumlar ihtiyaçlarını dile getirdiler. 8 Mart hakkında bir belgeselden kitaba, saz ve resim hocasına çeşitli ihtiyaçlar dile geldi. Diğer kurumlar da bu doğrultuda olanaklarını yahut yapabileceklerini ifade ettiler. Pazarcılar Esnafı Dayanışma Derneği ve Anadoluda Yaşam Tüketim Kooperatifi diğer kurumlara ucuza ürün sağlamaları için olanaklarını sundu. Toplantının kısa süren bu kısmı koordinasyonun neden bir ihtiyaç olduğunu ve nasıl işlemesi gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu.

Kapanış konuşmasında toplantının kimi eksiklerine rağmen amacına ulaşan bir toplantı olduğu belirtildi. Koordinasyon toplantılarının daha fazla kitle örgütüne tanıtıldığı ve bu süreçte daha fazla kitle örgütünün birbirini tanıma fırsatı bulduğu ifade edildi. Kurumlardan bir kısmının bizzat bir sonraki toplantının organizasyonunda yer alması da toplantının hedefine ulaştığının başka bir kanıtı olarak dile getirildi.

Kitle örgütleri arası koordinasyon toplantısına katılan kurumlar

Ankara

1)Altındağ Toplumsal Dayanışma Girişimi

2)Umut Derneği

Antalya

1)Pazarcılar Esnafı Dayanışma Derneği

Bursa

1)Eğitim Kooperatifi Girişimi

2)Deniz Kültür Sanat Evi (Mudanya)

İstanbul

1)Adoluda Yaşam Kooperatifi

2)Bağcılar Kültür Sanat Merkezi

3)Dayanışma Ağı

4)Güney Kültür Merkezi

5)Güneşin Sofrası

6)Gaziosmanpaşa Toplumsal Dayanışma Girişimi

7)Mayısta Yaşam

8)Okmeydanı Dayanışmaevleri

9)Sevgiye Gönül Vereneler Derneği

10)78’liler Vakfı Girişimi

11)Tekstil İşçileri Yardımlaşma Ağı

İzmir

1)Deri İşçileri Dernek Girişimi

2)Kondularda Yaşam Kooperatifi

3)Kundura İşçileri Derneği

4)Limontepe Derneği

5)Özgür Yaşam Eğitim Kooperatifi

6)Umut Tekstil İşçileri Kooperatifi