|
Proleter Devrimci KöZ
Sayı: 30
|
Denizli’de 8 Mart Etkinliklerine
Tekstil-Sen’in Çalışmaları İçinde Katıldık 8 Mart’ta SDP’nin çağrısıyla Eğitim-Sen, EMEP, Tekstil-Sen’in de katıldığı bir basın açıklaması yapıldı. Yağmur nedeniyle katılım 20-25 kişi kadardı, basın açıklamasına Tekstil-Sen’de hazırladığımız “Kadın Olmadan Devrim Olmaz Devrim Olmadan Kadın Kurtulamaz”, “New York’ta 129 Kadın İşçi Öldü, Bursa’da 5 İşçi, Susma Haykır” dövizleriyle katıldık. Basın açıklamasının haberini geç almamızdan kaynaklı yaptığımız ev ziyaretleriyle 7 kişiyi katabildik. Basın açıklaması kadın katılımlıydı. Erkekler ise bulunduğumuz alanın karşısında destek oldular. Basın açıklaması sırasında “Cinsel, Ulusal, Sınıfsal Sömürüye Son”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği” vb. sloganlar attırıldı. Biz de “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”, “Her Gün 8 Mart Her Gün Mücadele” sloganlarını attırdık. Denizli genelinde 8 Mart’a ilişkin basın açıklamasının yapılması olumlu bir gelişmedir. Şayet basın açıklaması hafta sonu yapılmış olsaydı Denizli gibi tekstil sektöründe gelişmiş ve binlerce işçiyi barındıran bu şehirde katılım kitleselleştirilebilir ve sınıfın en ezilen kesimlerinin de mücadele günü olan 8 Mart’ta alanlara taşınması sağlanabilirdi. Basın açıklaması sonrası Tekstil-Sen’e gittik ve oraya gelen arkadaşlarla basın açıklamasını değerlendirdik. Aynı gün içerisinde DTP’nin etkinliği oldu. DTP’nin daha önce yapmış olduğu diğer etkinliklerde polis araması olmamasına rağmen girişte polis kontrolünde içeri girebildik. Etkinlikte dağıtmak üzere KöZ’ün 8 Mart özel sayısı için polisler yaklaşık 15 dk. beklettikten sonra bir tane içinden alarak geri kalanını verdiler. Zaten DTP’nin Kürtçe hazırlamış oldukları pankartları indirtmişler ve etkinlik esnasına yazılı metin dağıtmaya da yasak koymuşlar. Durum böyle olunca etkinlikte özel sayı dağıtmak mümkün olmadı. DTP’nin etkinliğinde, Tekstil-Sen yeni açıldığı için konuşma yapacak arkadaşları yoktu. Bu yüzden konuşma yapmak üzere bir metin hazırladık. Basın açıklamasından önce metin üzerinden genel olarak 8 Mart; parçalanan ve yasaklı eylemler üzerine sohbet ettik. Metinde Tekstil-Sen’deki arkadaşlarla birlikte birkaç düzeltme yaptık ve Tekstil-Sen’de örgütlenmeye çağrıyla metni bitirdik. Etkinlikteki konuşma birkaç vurguyu unutmanın dışında fena değildi. Etkinlik sonrası metindeki birkaç eksikliği konuştuktan sonra bir dahaki sefere daha hazırlıklı gelmemiz konusunda anlaştık. Tekstil-Sen’deki ESP’li arkadaşlarla birlikte yaptığımız bu çalışma herkes açısından olumlu olarak değerlendirildi. Esasen bugün «devrimci dayanışma»nın sloganlarda kaldığı, çalışma yürütülen alanlarda devrimcilerin birlikte iş yapmaktan kaçındığı bir dönemden geçmekteyiz. O yüzden uzun vadeli yürütülecek ortak bir çalışmanın başlangıcı olan bu ilişki anlamlıdır. Çalışma yürüttüğümüz sınıf dayanışma örgütlerinde ya da girişim düzeyindeki faaliyetlerde, devrimci dayanışmayla ortaklaşarak birlikte iş yapamaya da ihtiyaç vardır. Sadece eylem alanlarında bir araya gelerek «Yaşasın Devrimci Dayanışma» demek yeterli değil. Zira birlikte uzun vadeli somut işler yapamayan devrimciler bir süre sonra eylem alanlarında da devrimci dayanışmayı sergileyemez bir hale geliyorlar. Biz Denizli’de aynı zamanda emekçi çocuklarını üniversiteye hazırlamak üzere arkadaşlarımızla birlikte eğitim dayanışması faaliyeti yürütmeye çalışıyoruz. Bu faaliyeti tekstil işçilerinin çocuklarına yönlendirerek Tekstil-Sen’in çalışmalarını güçlendirecek bir katkıda bulunabiliriz. Tekstil işçilerinin sorunlarından haberdar olur gücümüz doğrultusunda da Tekstil-Sen’in diğer çalışmalarına da desteğimizi sunmaya çalışırız. Böylelikle eğitim dayanışmasını yürüten öğrenci arkadaşların da, işçi sınıfıyla yollarını birleştirmiş oluruz. Hatta sorumluk alıp öne çıkan öğrenci arkadaşlarımızın tekstil işçilerinin çalışmalarına katkı sunmak üzere iş yapmasını da sağlayabiliriz. Tekstil-Sen çalışması içinde farklı siyasetlerden olduğumuzu bildiğimiz halde birlikte iş yapmaya gönüllü devrimcileriz. Kendi siyasetimizi yaptırma konusunda dayatmacı olmadan ancak eylemde, işte birlik ajitasyon ve propagandada serbestlik ilkesini tanıyarak birbirimizin siyaset yapmasını engellemeden kitlelerin politikleştirmesini sağlayabiliriz. Böylece iki farklı siyasetin arkasında duran devrimciler arasında güven ilişkisini geliştirecek hem de kitlelerin devrimcilere olan güvenini yeniden kazanacak bir tutum sergileyebiliriz. Bugün Denizli gibi gerici bir şehirde her an faşistlerin saldırısıyla karşı karşıya kalınabilir. O gün geldiğinde ancak birileri kurumların kapısını çalıp dayanışma istiyor. Hâlbuki biz bir arada iş yapan devrimciler olarak herhangi bir saldırıyı da nasıl geri püskürteceğimizi zaten biliyor olacağız. Eylemden eyleme biraraya gelen devrimciler olmaktan çıkıp somut işlerde ortaklaşan devrimciler olarak yolumuza devam edeceğiz. Bu anlamda biz KöZ’ün arkasında duran komünistler, Tekstil-Sen’de çalışan ESP’li arkadaşlarla kurulan ilişkinin küçük de olsa önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Bu adımları sıklaştırarak sağlamlaştırmaya kararlıyız. YAŞASIN DEVRİMCİ DAYANIŞMA KAHROLSUN LİBERAL KAYNAŞMA! KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ! KADIN OLMAN DEVRİM OLMAZ DEVRİM OLMADAN KADIN KURTULAMAZ! Denizli’den Komünistler |